Merhabalar
Bazen 'keşke tamamen unutsam da ilk defa izliyormuşum gibi yine izleyebilsem' dediğiniz diziler var mı sizin de? Benim elbette var. Hatta beni çok iyi tanıyanlar Lost ve Fringe'ın bende yerinin çok ayrı olduğunu bilirler. Merlin, Prison Break gibi vazgeçemediğim dizileri hiç dile bile getirmiyorum. Anlayacağınız dizi listem baya uzun.
Size şimdi son zamanların çok keşfedilmemiş ama enfes bir kurgusu olan diziden bahsedeceğim. Ah, bir de bu enfes diziyi iptal ettiler. İnanabiliyor musunuz? Durun, ona da geleceğim.
Sense8'i duymuş muydunuz? Netflix'te yayımlanan 2 sezonluk bir dizi. Normalde yeni diziye başlamayacaktım. Ama sonra Instagram'da PuCCa ve eşinin bu diziyi izlediğini gördüm. Ki PuCCa'nın zevkine hayranımdır. Ondan görerek ben de başladım. İlk bölümü izledikten sonra beynim hafiften alev aldı. Gram bir şey anlamadım. Ama yarım bırakır mıyım? O göz var mı bende! Ben ki Fringe'ı çözmüş ve aşık olmuş insanım. Neyse efenim. Dizinin kurgusundan bahsedeyim.

Konuyu tam anlatamamış olabilirim. Diziyi çok güzel kavradım ama anlatması biraz zor. Dizi konusunda bana güveniyorsanız kesinlikle izleyin. Yani elimde olsa etrafımdaki insanları bir odaya kapatıp bu diziyi izletirdim. O derece dehşet-ü-l vahşet bir diziydi. İki sezondan oluşuyor. Özel bölüm de dahil toplam 24 bölümcük. Yani ben üç günde bitirdim. Diziyi adeta yedim bitirdim.

Aksiyon dolu sahneler, hem çekici hem çelişkili aşklar, çıkar ilişkisi olmayan dostluklar, LGBT, müthiş aksanlar ve soundtrack. Dizide çalan her şarkıyı indirdim. Hele bir tanesi var! Kesinlikle dinleyin ve şu sahneyi de izleyin.
Eh bir de aykırı bir dizi. Evet, bilim kurgu bir konusu var. Aksiyonlu sahnelerde soluğunuz kesiliyor. Ama gerçek hayattan kesitler de sunuyor. Siyaseti eleştiren bir tarafı da var. LGBT temalı olması da hem destek görüyor hem de bazıları tarafından beğenilmiyor. Oysaki öyle güzel işlemişler ki konuyu. Meksikalı iki erkeğin ilişkisi gözünüze itici gelmiyor. Ya da bir erkeğin kadına dönüşerek bir kadınla ilişki yaşaması size mantıksız gelmiyor. Günümüzde artık bu kabul edilebilir bir şey. Sonuçta hepimiz insanız. Seçimlerimiz, kararlarımız bize ait ve kimliğimizi oluşturan faktörler. Kimse kimseyi eleştiremez ya da yargılayamaz. İşte Sense8 bunu adeta içinize işliyor. Farklılığı sevdiriyor ve kötü bir yanı olmadığını gösteriyor.
Ne diyebilirim ki? İyi ki karşıma çıkmış ve izlemişim. İyi ki böyle bir yapım yapmışlar. İyi ki bu oyuncuları seçmişler. Ve iyi ki bu şarkıyı dizide çalmışlar. Şu an hayatımın şarkısı "What's up" kesinlikle!
Kocaman sevgiler, öpücükler: Jane
Not: Bakın çok ciddiyim. İzlediğinize pişman olmayacaksınız! Eee bazı sahneler çok açık olabilir. Rahatsız olanlar o sahneleri atlayabilirler. Game of Thrones izleyen nesiliz çok da şeey etmez bizi bence. Bol kahkahalı, nefes kesen dizi sizi bekliyor!
Yorumlar
Yorum Gönder